MİKDAT BAL  UŞAĞUM ŞİİRLERİ

 

 

 

 

Uşağum -- (Yerel 1.)

Ağlamazdum uşağum olmasa idi derdum
Devasi olsa idi aramaya giderdum
Olsam senun yaşunda neler neler ederdum
Sensun benum umudum, benden geçti uşağum

Al bayraği elune sana geçti uşağum

Oku da bir adam ol, rehber tutma şeytani
Habu ahir ömrumde, göreyim bi faydani
Geçen sefer uyuduk, boş bulanlar meydani
İşgal etti yalanla başa geçti uşağum

Millet şaşkun haldeydi, yanliş seçti uşağum

Kâr mi kalur yaninda, kim ne eder bulacak
Sanduktan çıkmayinca, ne çok pişman olacak
Balonlari sonecek, sanma boyle kalacak
Anketlere kanarak, dema geçti uşağum

Herkes oni anladi, geldi göçti uşağum

Savaşlarun soninda, kuruldi çok devletler
Biz kökli bir devleduk, ama bitmez illetler
Koşar adım gideyur, dün sürunen milletler
Birbirini tutanlar, bizi geçti uşağum

Piyasada yoktiler, bayrak açti uşağum

Bozuk idi halleri biz onlari acirduk
Uyuyunca onlari önumuze geçurduk
Hem hedefi şaşurduk, hem da treni kaçurduk
Kavga ettuk vaktumuz boşa geçti uşağum

Vakit asla acimaz bizi biçti uşağum

Gücumuzi kaybettuk, duyulmayur nidalar
Onlar bizi sevmeyur hep bizdedur hatalar
Tarihlan övunuruk, ne eylesun atalar
Onlar birer kahraman, öldi geçti uşağum

Cennet bahçelerinde mekan seçti uşağum

Senluk, benluk olmadan bencilluği yenelum
Havalari birakup yeryüzine inelum
Uyanalum ne olur, kendumuze dönelum
Uyuduk elumuze hava geçti uşağum

Geri kalmak bizlere beyuk suçti uşağum

Önemli mi kim hakli biz olalum, siz olun
Doğri değil bu gidiş, çıkışi yok bu yolun
Ülke zarar göreyur suçi vardur her kulun
Affederdum velakin, artuk geç’ti uşağum

Kalkup da dema bana, firsat kaçti uşağum

Mikdat der senden başka kim dinlesun çağrumi
Batsun bu ehtiyarluk, çoğaltuyur ağrumi
İşte boyle uzeyur, kanatuyur bağrumi
Yakayur bir ok gibi deldi geçti uşağum

Çoği kendine döndi, hem ant içti uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum (Yerel 2.)

Bekledum bekledum haber gelmedi
Senun cevaplarun geçtur uşağum
Sen gideli beri baban gülmedi
Babayı ağlatmak suçtur uşağum

Eyiyuk çok şükür bizden sorarsen
Yaramazluk yoktur haber ararsen
Buranun haline kafa yorarsen
Bil ki komşularum açtur uşağum

Fakiri kayıran koruyan yoktur
Bizum da halumuz ne aç ne toktur
Para desen tomar amcanda çoktur
Onun da tek derdi hacdur uşağum

Odun aldurtmadi dondurdi bizi
Yanina uğraduk göderdi bizi
Bu gün yarun deyup kandurdi bizi
Bu bize ettuği kaçtur uşağum

Otlarumuz bitti inek geberdi
Bu da bizum içun acı haberdi
Amcana giderduk geri teperdi
Bunlari hazmetmek güçtur uşağum

Buralar boyledur haberi yazdum
Kusuruma bakma seni da üzdum
Gel da bizi kurtar canumdan bezdum
Sana bu yazduğum üçtur uşağum

Dediler avrupa alacak bizi
Ne gezer hınzırlar çalacak bizi
Kendileri gibi bulacak bizi
İlk gönderdukleri haçtur uşağum

Misyonerler geldi tuzak kurdiler
Gençlerun önine dolar sürdiler
İçerden bizleri boyle vurdiler
Bunlarun alduği öçtur uşağum

Uşaklar okula artuk gitmeyur
Ne soylersan söyle fayda etmeyur
Hayale dalarler hayal bitmeyur
Umutlar batıya göçtur uşağum

Mikdatiyum gel uşağum buraya
Ancak sen olursun merhem yaraya
Hainleri sen düzersun sıraya
Benum oğlum atak koçtur uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum (Yerel 3)

Dünya da mağrur gezme, olma asi eşkıya
Senun bu davranışın iş değildur uşağum
Demem ki bir melek ol, veya veli evliya
Bu dünya hayatumuz, boş değildur uşağum

Har vurup harman gibi gençlüğuni savurma
Seni seven herkesi yakıp yakıp kavurma
Elif gibi dimdik dur, yan çizerek kıvırma
Doğri yoldan ayrılmak hoş değildur uşağum

Okuyanlar bilursun, birer makam kaptiler
Bilgisuz insanları kapı kuli yaptiler
O işi kapmak içun, ne el etek öptiler
Ayak takımı oldi baş değildur uşağum

Bu tembel halun ile hep kendune edersun
Yazun gezup dolaşur, kış ortası bitersun
Eğer çalışmamışsen, dostlaruna gidersun
Atacaklari taştur, aş değildur uşağum

İki düşün bir söyle harcama sözleruni
Diploma almamışsan kim dinler tezleruni
Uyan da gör dünyayi hadi aç gözleruni
Hayat acı gerçektur, düş değildur uşağum

Bir gün gelur uşağum bu günleri anarsun
O gün pişman olursun kenduni çok kınarsun
Etraflıca bilmezsen yalanlara kanarsun
Fitnede kan dökülür yaş değildur uşağum

Mikdatî’yum derum ki ahlakla boyanursen
Sen dünyaya bedelsun okuyup uyanursen
Bilursun ki imanla Allah’a dayanursen
Bu dünyanun hakimi Buş değildur uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum (Yerel 4)


Unumuz var şeker da var yağ da var
Bir ahçıyı arayoruk uşağum
Kalpler katı, ruhlar ölü, sağ da var
Duruyuruk sorayoruk uşağum

Yüzde yetmiş, bölük yetmiş parçaya
Reva midur biri bizi harçaya
“Doğan” diye teslim olduk serçeye
Biz ne işe yarayuruk uşağum

Yetmeyur mi süte su kattuklari
Görildi mi fakiri tuttuklari
Bol keseden ataruk nutuklari
Oyle hayal kurayuruk uşağum

Birbirine düştuk olduk matara
Barışmayi geturmeduk hatıra
Kolay midur insanlari mudara
Boşa kafa yorayuruk uşağum

Mikdatî’yum çare yine bizdedur
Ecdadumun gittukleri izdedur
Birleşursek vatan yine düzdedur
Birbirini sarayuruk uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum (Yerel 5)

Taklitçiluk bizi bizden eyledi
Ah ne hale düştuk gör uşağum gör
Dışardan benzeduk özden eyledi
Buna biraz kafa yor uşağum yor

Sırtumuzda düşman eli sopali
Bilgisuz kalmanun çoktur vebali
Hiç bir şey eylema gözün kapalı
Bilmedukleruni sor uşağum sor

Okuyup öğrenmek farzdur her kula
Sormak içun durup vermezsen mola
Bilmeden girersen çıkmaz bir yola
Geriye dönüşün zor uşağum zor

Bizi hiç bir yerde övmeyenleri
Dine saldıranı dövmeyenleri
Taklit mi edelum sevmeyenleri
Türkün her deduği hor uşağum hor

Kötülük yaparler geri kalmazler
Domuzdan post olmaz, dostta olmazler
Havadan kuş kapsak bizi almazler
Avrupanın gözi kör üşağum kör

AB güvenilmez huysuz binektur
Onlarun taptuği altun inektur
Şımarık Avrupa cayar dönektur
Bu haller insana kor uşağum kor

Taklit ettukleri insanlara bak
Bir söz verildi mi ahte vefa hak
Nasıhatlerumi kulağuna tak
Her zaman sözunde dur uşağum dur

Mikdatî’yum gördum iç yüzlerini
Ölsem de inanmam hiç sözlerini
Onlar bize taktı piç gözlerini
Bil ki kafalari dar uşağum dar

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum (Yerel 6)


Soyledum soyledum kulak vermedun
Bir kere lafuma baksan uşağum
Tövbe edup doğri yola girmedun
Düştüğün bataktan çıksan uşağum

Sana deduklerum rehberun ola
Her şey geçicidur fanidur kula
Güvenma güçüne güvenma mala
Dünya senun olsa noksan uşağum

Haram çok fenadur benzer irine
Dön olduğun yerden dalma derine
Şöyle bir düşünüp esrar yerine
Gönlünde bir ışık yaksan uşağum

Yüksekten bakarsun bir inebilsen
Şeytani nefsuni ah yenebilsen
Uyanup kendune bir dönebilsen
Gaflet otelini yıksan uşağum

Silkinsen gafletten gerçeği bulup
Kendune dönseydun tövbekar olup
Ananun babanun gönlini alup
Sahte dostlaruni sıksan uşağum

Gönlünde ki nuru yakman gerekir
İman gözlüğiyle bakman gerekir
Mezbeleye düştün çıkman gerekir
O kirli çevrenden bıksan uşağum

Mikdatî der pişman olursun birgün
Giderum peşumden gelursun bir gün
Dünya baki değil ölürsün bir gün
En fazla yaşasan doksan uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum (Yerel 7) Sabır

Acıya, zorluğa, her haksuzluğa
Sabredersen, bil ki zordur uşağum
Zulüm işkenceye insafsuzluğa
Sabredersen bil ki hordur uşağum

Sabır güzel bir şey soni selamet
Ancak sabır olmaz varsa melanet
Melanete susmak şerre alamet
Şerre sabır etmek şerdur uşağum

Sabrı telkin eder bazı alimler
Halkı inleterek ezer zalimler
Gözlerine çarpsun bunca ilimler
Dalkavuk alimler kördur uşağum

Hayırda sabretmek mü’minun işi
Haramlardan kaçar inanan kişi
Zulme razı olan şeytanun eşi
Onun da menzili nârdur uşağum

Sözde atasözü, bir bak ne dermiş
Muradına ermiş, sabreden derviş
Böyle bir misali acep kim vermiş
Onlarun kafasi dardur uşağum

Ya dervişi bilmez ya sabrı bilmez
Zulme sabredenler ebedi gülmez
Sabrı telkin eder camiye gelmez
Onun bir hesabi vardur uşağum

Her türlü çirkefi teptikten sonra
Elinden geleni yaptukten sonra
Bir olan Allaha taptukten sonra
Sabret bu da sana kârdur uşağum

Mikdatî der bizi pasif ettiler
Çünkü dalkavuklar böyle öttüler
Kanaldan kanala kalkup gittiler
Onlarun eksuği ardur uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum (Yerel 8)

Asırlardur çekişuruk bitmedi
Kavga ettuk olan oldi, uşağum
İçumuzden huzursuzluk gitmedi
Gülücükler yalan oldi uşağum

Düşman bize fitne eker kullanur
Uyanmazsak fitne büyür dallanur
Zayıflarsak üstümüze çullanur
İşte böyle pilan oldi uşağum

Uyanursak fitne meydan bulamaz
Uyur isek huzurumuz kalamaz
Sakın dema böyle bir şey olamaz
On binlerce ölen oldi uşağum

Üstumüze batıdan yel esince
Birbirinden irtibatı kesince
Kalanlar da kavga edup küsünce
Akrabalar falan oldi uşağum

Zayıfladuk birbirini yiyerek
Hep kaytarduk vazifeden tüyerek
Bir şey olmaz çok güçlüyüz diyerek
Delalete dalan oldi uşağum

Dostluk bitti, düşmanlukta bulunduk
Zayıfladuk her sahada gülündük
Parçalanduk partilere bölündük
Ülke hepten talan oldi uşağum

Nedur boyle kültüründen koptuğun
Uymaz bize yabancıdan kaptuğun
Denize mi düştün nedur yaptuğun
Sarılduğun yılan oldi uşağum

Kalkup sorsak kimse cevap veremez
Neler oldi kör olanlar göremez
Oyle yerler var ki Türkler giremez
Memlekete ilan oldi uşağum

Mikdati der akli olan görüyor
Yavaş yavaş esrarina eriyor
Kimi sağdan kimi soldan yürüyor
Kendini çok bulan oldi uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum (Yerel 9)

Gel bakalım bu gün senlen işum var
Şöyle otur karşıma geç uşağum
Senun içun hayallerim düşüm var
Eyi dinle yolunu seç uşağum

Kanımuzi emenler çok şişmandır
Su uyur da uyumayan düşmandır
Gafil olup uyuyanlar pişmandır
Dikkatli ol gözünü aç uşağum

En beyuk güç millette ki sinedur
Dün mazidur, hesabumuz önedur
Bizi bizden olmayanlar yönetur
Uyanursan sendedur güç uşağum

Derdumuz çok çaresini bul göster
Tarihinde örnekler var al göster
İnsanlara tatlı dille yol göster
Sabırlı ol kavgadan kaç uşağum

Vatan için yorul çalış bıkmadan
Hiç kimsenin meşrebine bakmadan
Tamir eyle gönülleri yıkmadan
Zararlıdur aşırı uç uşağum

Aşırılık zaradır yok yararı
İyi düşün verirken her kararı
Hainlerin verdikleri zararı
Görmezlikten gelmek da suç uşağum

Oku öğren ilim doldur kabına
Cahil kalmak uymaz senin yapına.
Bilmeyenler gelsin senin kapına
Zor da olsa mutluluk saç uşağum

Mikdatî der sevgi saygı hoş görü
Bunlar ile başarırız her zoru
Hedefine bunlar ile koş, yürü
Et bunlari başuna taç uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 10. (yerel)

Ecdadumuz kalksa utanur bizden
Nice değerleri attuk uşağum
Beyuk suçumuz var bizum bu yüzden
Hiç bir şey yapmaduk yattuk uşağum

Mirasyedi olduk hazır bulunca
Emir ümeralar fesat olunca
Ehveni şer deduk cahil kalınca
Bilerek zalimi tuttuk uşağum

Çekturdiler bize, yordiler bizi
Zamla fakirlukle kırdiler bizi
Seçimden seçime gördiler bizi
Gene yalanlari yuttuk uşağum

Ecdadumuz yaşar iken kol kola
Bunlar bu milleti kul etti kula
Halkı ayırdiler sağ ile sola
El içun düşmanluk güttuk uşağum

Fitneyi ekerek bizi gerdiler
Gençlerun eline silah verdiler
Onlar birbirini yere serdiler
Boyle birbirinden çattuk uşağum

Savaş falan yoktu neyi savunduk
Her ölen şehittir deyip avunduk
Gene biz ağladuk bizler dövündük
Bunun acısını tattuk uşağum

Okullar anarşi yuvasi oldi
Ne ocaklar söndi ne güller soldi
Meydan boş kalınca başkasi buldi
Soninda onida ettuk uşağum

Milyonlarca insan işsuz yatınca
Boğazlara kadar borca batınca
Borç ödeme vakti gelup çatınca
Hazırda ne varsa sattuk uşağum

Böyle uğraşurken boşla doluyla
Elin ajanları, elin kuluyla
Yabanci kültürü medya yoluyla
İçumuze fesat kattuk uşağum

Mikdatî der yeter çare bulalum
Türküz müslümanız öyle kalalum
Daha ne bekleriz, yok mi olalum
Artuk uyanalum battuk uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 11. (yerel)

Senden başkasına yük olma sakın
İlerlemek içun çalış uşağum
Gözleruni aç da etrafa bakın
Zamana uy biraz geliş uşağum

Cahilluk topluma en beyuk muzır
Bilgi çağındayuk her bilgi hazır
Güç kuvvet istersen ararsen huzur
İlim öğren oku alış uşağum

Akıllı insanlar ileri bakar
Cahiller insani gunaha sokar
Her türlü kötülük onlardan çıkar
Bilen insanlarla buluş uşağum

Hayırda önde ol didin ve kıvran
Beyüklük taslama döner bu devran
Fakir fukaraya çok eyi davran
Elinde olanı bölüş uşağum

Sapıtmasun seni her türlü hiçluk
İşin ters gider da çekersun güçlük
Doymayacak yere gösterma açluk
Belli ettirme hiç gülüş uşağum

Mikdatî der çalış öğün kendinle
Çalışkan ol, fakir düşmeni önle
Kafani çalıştur kalbuni dinle
Nesfuni dinlema çeliş uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 12, (Yerel) Bu da Misyonerlere

Ey uşağum bil ki Allah katında
İslam dini son hak dindur uşağum
Dinun İslâm, hem İslâmdur adun da
Müslümanluk şeref şandur uşağum

Batıl fani, yaşayan tek Hak oldi
Tecrübeyle sabit, bu da çok oldi
Dinsuz kalan milletler hep yok oldi
Din ruhumuz hem da candur uşağum

Göz koydiler ülkemuzi almaya
Başladiler gencumuzi çalmaya
Bu milletten intikami almaya
Onlarun gülmesi kindur uşağum

Ona sarıl İslam doğri yol ise
Bizlere göz diken kahpe döl ise.
Misyonerler geldi yapti kilise
Bunlarun yaptuği bindur uşağum

Bunlar katil asla doymaz kanlara
Kapılıp da gitme Hans’a Jonlara
Bunlar bize düşman kanma onlara
Dilekleri kara gündür uşağum

Bir kaç kişi kanmış dema ne çıkar
Çok üzgünüm hem canımı çok sıkar
Dema bir kaç kişi ülke mi yıkar
Tek da gitse bu yekündür uşağum

Muharreftur kitaplari dinleri
Birumuze azdur bile binleri
Tani yavrum şeytanlari, cinleri
Bunlar insan değil cindur uşağum

Her boyaya girer bunlar, gelurler
Bir bakarsun, doctor, hostes olurler
Misyonerler her mesleği bilurler
Kargalari örküt sindur uşağum

Boylesini yaklaşturma semtune
Yeter artuk uyan da dön kendune
Uyanursen sığmasun da bendune
Bu devri kendune döndür uşağum

Biz onlara kızduk sinir kübiyuk
Yeter artuk, fırtınayuk, tipiyuk
Biz din ile etle kemik gibiyuk
Din ruhumuz, hem da candur uşağum

Mikdatî der nedur bakup kalduğun
Yeterlidur sen kendune gelduğun
Silah değil senun muhtaç olduğun
Damarunda asil kandur uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 13. (Yerel)

Yeter arttuk diye diye yorulduk
Ne duyan var ne uyan var uşağum
Bu vatanda vatan içun vurulduk
Maşa olup can kıyan var uşağum

Kimi dağa çıkmış tuttu meşeyi
Kimi bürokrattır tutmuş köşeyi
Düşmanlarun zehirlidur her şeyi
Hem yılan var hem çıyan var uşağum

Eşkıyalar şehirde mi inde mi
Vurguncular çeşit çeşit yöntemi
Kapkaçcılar meşgul eder gündemi
Kalem ile çok soyan var uşağum

Bizimledur gündüzleri çokları
Gece olur saplar bize okları
Nerde saygı nerde insan hakları
Ne ihtiram ne sayan var uşağum

Çıkar biri maval okur anında
Yapacağı bir şeyi yok onun da
Bu kâr kalmaz edenlerun yanında
Yalan dolan bir beyan var uşağum

Mikdatî der bıraksalar yeterum
Düşmanlara dünyayı dar ederum
Balta naçak inlerine giderum
Ne dinleyen ne duyan var uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 14. (yerel)

Kitaplarda der ki vatan sevgisi
Bilesun ki imandandur uşağum
Bu günlerde ırkçıluktur övgüsü
Bu da fesat zamandandur uşağum

Atılınca bütün alaturkalar
Rağbet gördi hep yabancı markalar
Her köşede öter çatlak kargalar
Alakasuz durmandandur uşağum

Gençler heves etti zincir, küpeye
Saç uzattı benzer hostes, ebeye
Sanıyorsun alacaklar AB’ye
Boş hayaller kurmandandur uşağum

İş ararız acep niçin bulmayız?
Sebebi şu yerli malı almayız.
Neden biz da onlar gibi olmayız?
Yanlış soru sormandandur uşağum

Domuz yağı sabun ile yıkandun
Çalışmadun kahvelere tıkandun
Tembel tembel hep keyfune bakandun
Boşa kafa yormandandur uşağum

Mikdatî der çektuğumuz çok azdur
İmam derum derler bana yobazdur
Dolar veren derler aziz papazdur
Bu ayılar ormandandur uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 15. (yerel)

Nice taştan sular akar yaş diye
Ağlayışlar çeşit çeşit uşağum
Nice yükler taşınıyor baş diye
Ben diyeyim sen da işit uşağum

Hadi durma geldun benum boyuma
Haylaz olup laf geturtma soyuma
İlim içün gece gündüz uyuma
Yan mum gibi sen da ışıt uşağum

Yan dediysem ilim aşkı ile yan
Tekrarı yok boşa geçmesun bir an
İstanbulu sultan Fatih Mehmet han
Fethetmişti sana yaşıt uşağum

Ağlamayı bırak, çağla coş dur ma
Seni bekler istikbalun koş dur ma
Çalışana Allah verur boş durma
Hak indinde herkes eşit uşağum

Cehaleti ilim ile silmezsen
Titreyup kendune eğer gelmezsen
Konuşmaya hakkun olmaz bilmezsen
Cahil insan olmaz reşit uşağum

Mikdatî der önce kafa çalıştur
Sen kendune ilim irfan alıştur
Öğren, kenduni çok eyi geliştur
Yükleruni ele taşıt uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 16. (yerel)

Cemiyetun güç kaynağı gençluktur
Bu kaynaktan sen birisun uşağum
En kıymetli varluk sıhhat dinçluktur
Hem atiksun hem serisun uşağum

Sana bir şey diyeceğum kırılma
Gencum diye caka edup kurulma
O gücüni eyi kullan yorulma
MaşaAllah dipdirisun uşağum

Çoği sana tafra atti, payladi
Beceruksuz, dedi yanlış söyledi
Ati alan Üsküdar’ı boyladı
Davran hadi çok gerisun uşağum

Cahilleri yönetenler zalimdur
Sözleri şov propaganda, filimdur
Bu devirde yekane güç ilimdur
Biliyorsan çok irisun uşağum

Mikdatî der bize şeref gurursun
Umudumuz sensun niçun durursun
Vatan sana emanettur korursun
Hainlukten sen berisun uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 17. (yerel)

Anlatayım köyumuzun halini
Öğrenesun niçun göçtuk uşağum
Bir memleket bilmeyurduk dilini
Nasıl oldi mekan seçtuk uşağum!

Yeduğumuz sade mısır uniydi
Un çuvalı çoğumuzun doniydi
Et yememuz bir tek bayram güniydi
Bütün sene yarı açtuk uşağum

Çaruk giyduk sırıdıkça dedemuz
Don düşerdi boş olunca midemuz
Gurbeteymiş en soninda vademuz
Fakirlukten öyle kaçtuk uşağum

Bütün sene bitmez idi işumuz
Gene soğuk olur idi kışumuz
Fakirlukten kurtulmazdi başumuz
Birbirine çok muhtaçtuk uşağum

Biz edebi engin görduk sarılduk
Bir bütündük kaç parçaya kırılduk
Fakir diye memleketten sürülduk
Avrupaya öyle uçtuk uşağum

Şımararak sakın dema neyum ben
Marabasun demeyesun beyum ben
Yabancıyum Almancıyum…..şeyum ben
Sahipsuzuk sanki piçtuk uşağum

Mikdatî der bu gurbette gam buldum
İmbiğimden sabır süzdüm dem buldum
Vefa değil bir çoğindan kem buldum
Ömrümuze kefen biçtuk uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 18. (yerel)

Aklım var der kullanmıyor aklıni
Bu insanlar şaşurmiştur uşağum
Taklit edup değişturdi şeklini
İnsanluği düşürmiştur uşağum

Allah akıl izan verdi gör diye
Beyin verdi biraz oni yor diye
Okumadı bir çokları zor diye
Sade göbek şişirmiştur uşağum

Biz milletçe hicret ettuk ilime
Yobaz deduk yafta taktuk alime
Okumadık meydan kaldı zalime
Malumuzi aşurmitur uşağum

Hicaplıyı okullardan atanlar
Her pisliğe her çamura batanlar
İnsafi yok baş köşeyi tutanlar
Sabrumuzi taşurmiştur uşağum

Mikdatî der ettuk kavga nizayi
Çekiyoruz dayanılmaz ezayı
Bu zalimler gece gündüz kozayı
Ensemuzde pişirmitur uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 19. (yerel)

Birbirini üzüyorlar insanlar
Sorunca da kin diyorlar uşağum
Durup durup kızıyorlar insanlar
Sebep şeytan cin diyorlar uşağum

Sevgi ilaç bir erseler tadına
Çıkarlardı insanlığın katına
Sen sen ol da binme elin atına
Yarı yolda in diyorlar uşağum

Sevgi yoksa bir şey para etmiyor
Hep dünyayı bağışlasan yetmiyor
İnsanların talepleri bitmiyor
Yüz verirsen bin diyorlar uşağum

İnsafsızlar garibanı döverler
Çıkar varsa methederler överler
Bu insanlar menfaati severler
Paran varsa sen diyorlar uşağum

Mikdatî der sevgi hoş bir duygudur
Mahlükata mevcüdata saygıdır
Hiç bitmeyen tükenmeyen öyküdür
Kalpler buna yön diyorlar uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 20. (yerel)

Ahlak olsun başka bir şey arama
Çekişip de küsmeyesin uşağum
Nefis, şeytan zaptetmesi zor ama
Fırtınalar esmeyesin uşağum

Neye yarar sen hasmından betersen
Sevilirsin doğru yoldan gidersen
Dünya hali eğer kavga edersen
İrtibatı kesmeyesin uşağum

İyi ahlak cennet vardır sonunda
Dilini tut alimlerin yanında
Zalimlere karşı zulüm anında
Sakın ola susmayasın uşağum

Kulak asma ufak defek olaya
Küçümseme sakın alma alaya
Sabırlı ol uğrarsan bir belaya
Hemen feryat basmayasın uşağum

Mikdatî der bitirelim kelamı
Bu güne dek dilden buldum belamı
Kızsan bile kesmeyesin selamı
Suratını asmayasın uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 21. (yerel)

Yapamayacağın işin peşine
Kafa yorup sakın düşme uşağum
Hududunu anla kem vur düşüne
Bendini de sakın aşma uşağum

Sen doğduğun zaman herkes gülmüştü
Dünyaya gelişin bayram olmuştu
Gönlümüze neşe sevinç dolmuştu
Bunları unutup taşma uşağum

Çok sevindik sana bunu bilesin
Anlayıp da doğru yola gelesin
İyi yaşa ölürken sen gülesin
Dünyanın işine şaşma uşağum

Bozmasın kafanı senden zengini
Nicesi arzular senin dengini
Zayıflara karşı etme cengini
Kendine güvenip şişme uşağum

Doğrulukla her engeli aşarsın
Sâdık dostun gölgesinde yaşarsın
Sahte dostun ettiğinden şaşarsın
Gerçek budur yanıp pişme uşağum

İnsanlık bu yanlış bir yol izlersen
Sorun olmaz sen sırrını gizlersen
Pişman olup af olmayı özlersen
Çukurunu kendin eşme uşağum

Mikdatî der tek servetin aklındır
Güzelliğin zannet me ki şeklindir
İfşa etme sırrın senin saklındır
Gizli sakla sakın deşme uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 22. (yerel)

Kaç yıldır özlüyorum memleketin suyunu
Gidebilecek miyiz canan bilir uşağum
Sözümü dinlemiyor biliyorsun huyunu
Yani bunun Türkçesi anan bilir uşağum

Dünyayı kovalarken ayağıma dolanmış
Güvenilmez bu dünya zalimlere kalanmış
Ne umdum da ne buldum demek her şey yalanmış
İstikbal yalanına kanan bilir uşağum

Değiştirir bu dünya insanın tıynetini
İstemem bu dünyayı, istemem ziynetini
Vatan bayrak aşkını, memleket kıymetini
Hasret cehenneminde yanan bilir uşağum

Gerçek hiç bir şey kalmaz insan yaşar düş ile
Memlekete visali hayal eder yaş ile
Her fırsatta her anda, gökte uçan kuş ile
Her canlıya selamı sunan bilir uşağum

Gece çıkar dışarı gaipten ses duyarak
Göğe diker gözünü, gök taşları kayarak
Gözleri ufka dalıp yıldızları sayarak
Zemheri ayazında donan bilir uşağum

Kaç yıldır siyasiler bizleri görmediler
Bir kere yanımıza gelip de girmediler
Ne arayıp sordular selam da vermediler
Onların yalanına kanan bilir uşağum

Mikdatî der yer de yok burda ölmek istersen
Gül acıklı halime eğer gülmek istersen
En iyi kim ağlarmış bunu bilmek istersen
Mendili göz yaşına banan bilir uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 23. (yerel)

Her verdiğin sözü getir yerine
Sakın ola caymayasın uşağum
Sırrın varsa açmayasın birine
Rezilliği yaymayasın uşağum

Ahte vefa çıkarından öncedir
Adedimiz budur, hem da dincedir
Doğru yoldan yürü o yol incedir
Dikkatli ol kaymayasın uşağum

Ahte vefa et bilsinler vefanı
Soğuk kanlı ol çalıştır kafanı
Düşmanların bilmesinler cefanı
Kör nefsine uymayasın uşağum

Ahlak yoksa manası yok bicimin
Uyanık ol doğru olsun seçimin
İnsanlarla güzel olsun geçimin
Acı sözler duymayasın uşağum

Dediğimi yap ki, kendi kârına
Orta da kalırsan gider zoruna
Bu gün yapacağın işi yarına
Erteleyip koymayasın uşağum

Hep ilerle halin ile yetinme
Boş işleri terket sakın didinme
Yalancıya güvenip, dost edinme
Adam diye saymayasın uşağum

Mikdatî der sözlerimi tutarak
Bir de buna ilim irfan katarak
İstikbale yürü, olmaz yatarak
Gençliğine kıymayasın uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

 

Uşağum 24. (yerel)

Alem sana düşman olsa aldırma
Dost olarak Allah yeter uşağum
Gönlün geniş olsun nefret doldurma
Düşmanından olma beter uşağum

Allah için sen sevmeye devam et
Sevdiğine sevdiğini ilam et
Sabırlı ol sabrın sonu selamet
Her müşkülat bir gün biter uşağum

Deli boran gibi dehşet yağdırma
Yüreğine fitne fesat sığdırma
Çare ara dertlerini yığdırma
Kalan işler devam eder uşağum

Farzet bütün dünya sana verilse
Ziynetleri ayağına serilse
Zenginliğin zirvesine erilse
Azmayasın bir gün gider uşağum

İşte bunlar şimdi hepsi sende var
Nice nimet vucüdunda tende var
Hazineler yaşadığın günde var
Takdir eyle etme heder uşağum

Bir tefekkür yetmiş yıllık ibadet
Yeri göğü doldurur bir şahadet
Dünya fani imanında sebat et
Yaşadığın her şey kader uşağum

Mikdatî der sayılıdır nefesin
Artık iman dolsun gönül kafesin
Mutsuz eder seni dünya hevesin
Bu dünyayı etme keder uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 25. (yerel) -Sözüm meclisden içeri uşağum

Üzgünüm ben dertliyim, hem kızgınım
Sözüm meclisten içeri, uşağum
Yalanlardan dolanlardan bezginim
Sözüm meclisden içeri uşağum

Beşyüz elli kişi seçtik gönderdik
Orasını panayıra döndürdük
Ne hal aldık bir zamanlar önderdik
Sözüm meclisden içeri uşağum

Aylığını dolgun alır efendi
Savunduğu oğlu kızı ya kendi
Türkiyede başka işler tükendi
Sözüm meclisden içeri uşağum

Elli yıldır biz gurbete düşeli
İlk gelirken şen geldik hem neşeli
İlgisizlik ateşinde pişeli
Sözüm meclisten içeri uşağum

Kutluyorlar hep yirmi üç nisanı
Bitmiyor ki bu beylerin nisyanı
Bir bilseler içimde ki isyanı
Sözüm meclisden içeri uşağum

Mikdatî der Türk değil mi soyumuz
Ne sayarlar ne de vardır oyumuz
Turistlere peşkeş oldu köyümüz
Sözüm meclisden içeri uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 26. (yerel) Oku. oku!

İlim öğren çok çalış ömrün boşa gitmesin
Gezen değil kazanan okuyandır uşağum
Okumaya çok özen, bu talebin bitmesin
Bezen değil kazanan, okuyandır uşağum

Görüyorsun her yerde alimlerin ününü
Ecdadından örnek al ilme çevir yönünü
Her gün bir şeyler öğren boş geçirme gününü
Tozan değil kazanan, okuyandır uşağum

İstikbal mechul iken nasıl gezip tozulur
Yük cahilin sırtında, o ezilir üzülür
Bilmeyenin elinde bütün işler bozulur
Bozan değil kazanan okuyandır uşağum

Haksızlığa uğrarsın dilin dönmez susarsın
Yapacağın bir şey yok ancak feryat basarsın
İnsanlara kızarak talihine küsersin
Kızan değil kazanan okuyandır uşağum

Mikdatî der yatarsan merzarını kazarsın
Tembelliği görmeyip kaderine kızarsın
Şairim der avunur, bazen şiir yazarsın
Yazan değil kazanan, Okuyandır uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 26. (yerel) Oku. oku!

İlim öğren çok çalış ömrün boşa gitmesin
Gezen değil kazanan okuyandır uşağum
Okumaya çok özen, bu talebin bitmesin
Bezen değil kazanan, okuyandır uşağum

Görüyorsun her yerde alimlerin ününü
Ecdadından örnek al ilme çevir yönünü
Her gün bir şeyler öğren boş geçirme gününü
Tozan değil kazanan, okuyandır uşağum

İstikbal mechul iken nasıl gezip tozulur
Yük cahilin sırtında, o ezilir üzülür
Bilmeyenin elinde bütün işler bozulur
Bozan değil kazanan okuyandır uşağum

Haksızlığa uğrarsın dilin dönmez susarsın
Yapacağın bir şey yok ancak feryat basarsın
İnsanlara kızarak talihine küsersin
Kızan değil kazanan okuyandır uşağum

Mikdatî der yatarsan merzarını kazarsın
Tembelliği görmeyip kaderine kızarsın
Şairim der avunur, bazen şiir yazarsın
Yazan değil kazanan, Okuyandır uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 27. (yerel)

Hükümranı yerin göğün alemin
Ortağı yok bir Hüngardır uşağum
İnsanoğlu yaşadığı elemin
Sebebi tek bir inkardır uşağum

İman olan yerde mutlu yuvalar
Dinsizlikte gergin olur havalar
Gündüz gece birbibirini kovalar
Bitesiye bir tekrardır uşağum

Gece gündüz kurar bizi bu dünya
Meşgul eder sarar bizi bu dünya
Rahatı yok yorar bizi bu dünya
Bütün hayat bir çıngardır uşağum

Mikdatî der bu dünyaya sevinme
Şükret ama sakın ola övünme
Ne zenginlik, ne ibadet güvenme
Son olarak bir ikrardır uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 28. (yerel)

Otuz beş yıl çektim elin kahrını
Dönemedim buradayım uşağum
Çile çektim günlerin her behrini
Hastalandım kuradayım uşağum

Çok çalıştım bir kazancım olmadı
Hastalandım gavur beni salmadı
Bereket yok el avuçta kalmadı
Görüyorsun kiradayım uşağum

Hasret yakan dayanılmaz kor olur
Yarı canlı geri dönmek zor olur
Kim demiş ki elin yurdu yar olur
Nere gitsem aradayım uşağum

Vatan diye yandı içim hardayım
Bunca yıldır bu dertlerle zordayım
Umduğumu bulamadım dardayım
Fakir diye sıradayım uşağum

Mikdati der güvenemem gurbete
Başarım yok övünemem gurbette
Hasret varken sevinemem gurbette
Ne derya ne karadayım uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

 

Uşağum 29. (yerel) .

Benden önce tatile mi çıktılar
İlham perilerim sustu uşağum
Bir kaç kişi canımı çok sıktılar
Cevap yazdım onlar küstü uşağum

Bir yerde gürültü varsa orada
Karışırsan ezilirsin arada
İnsanların aklı fikri para da
Paran yoksa unut dostu uşağum

Candan dostluk ararsan güç arama
Her şey madde bakmaz halal harama
Yok değildir iyileri var ama
Onlar da selamı kesti uşağum

Kimi var ki kavga eder kırışır
Cüce ama devler ile yarışır
Ukalalık eder söze karışır
Yoktur onun altı üstü uşağum

Her yaptığı işler büyük boyundan
Affedersin ayı dönmez huyundan
Anlamaz kaide, ne de oyundan
Karıştırmak onun kastı uşağum

Yaraya tuz ekip gitti zavallı
Gönülleri yıkıp gitti zavallı
Kovulunca çekip gitti zavallı
Başka yerde feryat bastı uşağum

Mikdatî der aramıza dalınca
Aklı olan herkes birlik olunca
Kaçmayı yeğledi yalnız kalınca
Ona bu yapılan hastı uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 30.

Belirli bir denge mizan olmalı
Her şeyin fazlası zarar uşağum
İlim akıl fikir izan olmalı
Cahil boş beynini yorar uşağum

Düzelecek sensin etraf değildir
Kitap satın almak masraf değildir
Çok okumak asla israf değildir
Okumanın hepsi yarar uşağum

Bilenlerin meclisinde dur öğren
Alimlerin hallerini gör öğren
Bilmezsen bir şeyi hemen sor öğren
Akıllı her şeyi sorar uşağum

Gurur kibir, şan ve şöhret arama
Dünya için dalmayasın harama
Her insanda, arzu emel var ama
Her şeyde, her işte karar uşağum

Alimlerin metihleri ezeldir
Hak indinde makamları özeldir
Bilenlerin gazabı da güzeldir
Cahil insan kafa kırar uşağum

Mikdatî der cahil yanlış düşünür
Çamurlara batar durup eşinir
Her şey boştur bir ot gibi yaşanır
Boşa mali hülya kurar uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 31.

Çok özledim memleketi gurbetten
Geldum gördum döneyurum uşağum
Sağlık olsun kavuşuyor sabreden
Yanayudum söneyurum uşağum

Küf kokuyor garibanın yuvası
Sinek dolu Samsunun her ovası
Hastalandım ağır geldi havası
Tahta ata bineyurum uşağum

Yıllar yılı hasretiyle yandıydım
Gece gündüz memleketi andıydım
Akrabalar bekler beni sandıydım
Yükseklerden ineyurum uşağum

Hastalanma mezarını kazarlar
Gel demezler sen gitmezsen kızarlar
Söz söylerler moralini bozarlar
Susayurum sineyurum uşağum

Gözden düştük madde almış mevkıyı
Güçlü isen hak edersin övgüyü
Arıyorum gözlerinde sevgiyi
Eski şeyler deneyurum uşağum

Mikdati der canım bana hor gelir
Bir hoşgeldin demek bile zor gelir
Neticede ateş gelir kor gelir
Nefsumi da yeneyurum uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 32.

Nesiller yozlaştı bize benzemez
Tek benzeyen taraf boydur uşağum
Simalar değişti öze benzemez
İnkar etikleri soydur uşağum

Yetmişlik ihtiyar bakar harama
Gençlerden büyüğe saygı arama
Hepten yok olmadı biraz var ama
Onlar da “enayi,toydur” uşağum

Tefeci, kapkaçcı, soyan soyana
Şaşarım bunları insan sayana
Tepeden tırnağa benzer bayana
Nüfüsta cinsiyet baydur uşağum

Rüşvet gitmiş geri gelen hediye!
Fukaranın hakkı iner mideye
Kimi bir şey söyler geçer öteye
Almak istediği paydur uşağum

Kara borsacılar var iken der yok
Yalancı çoğaldı onlardan şer yok
Her taraf aynıdır kaçacak yer yok
En sosyetik yerler köydur uşağum

Mikdatî der gel de insanlık ara
Tedavi imkansız azar bu yara
Politik-acılar atarlar nara
Onların tek derdi oydur uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 33. (Yerel)

Öyle miskin miskin gezip dolaşma
Bu keyifler uzun sürmez uşağum
Sen sen ol da kimse ile dalaşma
İtler bile sana ürmez uşağum

Çevrem geniş sanıp kalkıp övünme
Dostlarım çok deyip sakın güvenme
Düşersen bir derde artık dövünme
Kimse sana selam vermez uşağum

Denemek istersen anlat derdini
O zaman anlarsın namert, merdini
Dost sandığın döner sana sırtını
Artık daha seni görmez uşağum

Hakaretler eder bu da yetmezse
Derdini ne bilsin gelip gitmezse
Günler geçer evde duman tütmezse
Ölsen bile gelip girmez uşağum

Çok ağlarsın yarın bu gün gülünce
Hatırlarsın beni bir gün ölünce
Geç kalırsın artık başa gelince
Şimdi buna aklın ermez uşağum

Mikdati der uyan dönüş anidir
Halalinden çalış Allah Ganidir
Dünyada ne varsa her şey fanidir
Ebedi hiç bir şey sürmez uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

 

Uşağum 34. (Yerel)

Akılsızlar yurdu bölme düşünde
Can kıyanlar bıktırıyor uşağum
Şehit düşer beyler rantın peşinde
Bu yüzsüzler çektiriyor uşağum

Kınıyoruz menfur bir şey olan der
Vuracağız kıracağız falan der
Gözümüze bakıp bakıp yalan der
Bize ağıt yaktırıyor uşağum

Nutuk atıp sözlerini süslerler
Havanda su dövüp neyi seslerler
Bunlar hala katilleri beslerler
Bize boyun büktürüyor uşağum

Kral gibi yaşar cana kıyanlar
Akıllı mı halkı ahmak sayanlar!
Besleyip de gözümüzü oyanlar
Yarama tuz ektiriyor uşağum

Dostumuz yok, bunu böyle bilince
Ses etmeyiz bize sıra gelince
Başka millet askerleri ölünce
Her tarafı yıktırıyor uşağum

Mikdati der bütün inler basılsın
Tüm hainler bir çıkmazda kısılsın
Apo denen o canavar asılsın
Durmadan kan döktürüyor uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 35. (Yerel)

İkindi vaktinde sabah arama
Ararsan karanlık önün uşağum
Geriye dönüşün hayli zor ama
İlerde de vahim sonun uşağum

Müslümansın, Türksün dinin Hak dini
Unuttun mu Bezm-i elest akdini
Kendine dön boş geçirme vaktini
Boş geçmesin vaktin günün uşağum

Kimse ekmek vermez böyle yatana
Hareketin layık olsun atana
Mahvoluruz yazık olur vatana
Düzelmezse senin yönün uşağum

Mikdatî der çık şu gaflet faslından
Hain çıkmaz hakiki Türk neslinden
Kopmayasın kültüründen aslından
Sana ışık olsun dünün uşağum

Mikdat Bal

 

 

                                                                        Uşağum 36.

Hele dinle sana bir kaç sözüm var
Matrak değil gülmeyesin uşağum
İyi dinle, öğren buna lüzum var
Oyunlara gelmeyesin uşağum

Açıkgözler baş köşeyi alsa da
Bu meydanlar dalkavuğa kalsa da
Zalimlere ihtiyacın olsa da
Düdüğünü çalmayasın uşağum

Devir böyle deyip ayak uydurma
Mukayet ol ayağını kaydırma
Göz kulak ol memleketi soydurma
Sonra pişman olmayasın uşağum

Tilkiler çok etrafına bakın ha!
Helak eder eder kul hakkından sakın ha!
Hiç unutma ölüm sana yakın ha!
Haramlara dalmayasın uşağum

Deme sonra düzeltirim yolumu
Kimse bilmez ne zamandır ölümü
Allah asla kula etmez zulümü
Ettiğini bulmayasın uşağum

Mikdatî der kul beşerdir yanılır
Doğru yola tövbe ile dönülür
İyi insan rahmet ile anılır
Kimseden ah almayasın uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 37. yerel (GAFLET)

Ömür boyu kayıt olur amelin
Baktığında uyanırsın uşağum
Yudup seni toprak olan temelin
Çektiğinde uyanırsın uşağum

Toprak olur çürür gider yüzlerin
Ruhun çıkıp bittiğinde sözlerin
Umut kalmaz nedametle gözlerin
Aktığında uyanırsın uşağum

Haşaratlar hucüm edip beynine
Yılan çıyan girdiğinde koynuna
Zebaniler kementini boynuna
Taktığında uyanırsın uşağum

Rütbe gitmiş, sultan, paşa, bey, hanın
Çürüyünce farkı kalmaz reyhanın
Kalkın diye şimşek gibi seyhanın
Çaktığında uyanırsın uşağum

Yıktın ise direğini bu dinin
Haramlarla beslenen o bedenin
Cezazını verir Allah, edenin
Yaktığında uyanırsın uşağum

Mikdatî der uy babanın sözüne
Tövbekar ol gir salihler izine
Amellerin eksiksiz gün yüzüne
Çıktığında uyanırsın uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 38. (Yerel)

Uşağum 38.

Ne ararsun ne sorarasun nerdesun
Özleyurum gülleruni uşağum
Zannetma ki bilmem hangi yerdesun
İzleyurum halleruni uşağum

Dertlerum çok sen da bir dert eklema
Suç sendedur suçi bana yüklema
Ben affettum seni hadi beklema
Düzleyurum yollaruni uşağum

Göreyusun bağişladuk hatani
Yazuk sana ağlatursen atani
Anan ile hazırladuk odani
Gizleyurum mallaruni uşağum

Hep beraber keseceğuk pastayi
Acele et bekletma bu hastayi
Gece gündüz bekleyurum postayi
Gözleyurum pullaruni uşağum

Mikdatî der rahmet olup yağarsun
İçumuze güneş gibi doğarsun
Nasip olur petekleri sağarsun
Hazlayurum ballaruni uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 39. (Yerel)

Bu gün sana anlatayım halumi
Eyi dinle şaşmayasun uşağum
İhtiyarluk bükti benum belumi
Boş şeylere koşmayasun uşağum

Deduklerum hiç aklundan çıkmasun
Benum gibi göz yaşlarun akmasun
Pişmanluğun yüreğuni yakmasun
Yanlışuma düşmeyesun uşağum

Bu gün eyi olan yarun hor olur
Bilemzsun iki gözun kör olur
Kocayınca her adımun zor olur
Yeyup yeyup şişmeyesun uşağum

İdare et sonra zorda kalmazsun
Benum gibi saçlaruni yolmazsun
At kenara, ele muhtaç olmazsun
Yanup yanup pişmeyesun uşağum

Ne çekersen cahilluğun yüzünden
Örnek al da git ecdadun izinden
Sakın çıkma büyüklerun sözünden
Hiç haddini aşmayasun uşağum

Mikdatî der küçümsenme bir şeyi
Sebat ile başarırsın zor şeyi
Sabırlı ol iyi düşün her şeyi
Kabarup da taşmayasun uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 40. (Yerel)

Omuzuna yaslanacak bir dostu
Arayınca bulamazsın, uşağum
Gelip geçer niceleri yol üstü
Uğrayınca salamazsın uşağum

Güvendiğin yerden umut kesilir
Artık sana başka hava esilir
Senin için her imkanlar kısılır
Hava bile alamazsın uşağum

Her güleni dostum sanan kafasız
Dost bilinmez meşakkatsiz, cefasız
İnan yüzde doksan dokuz vefasız
Ona üzgün kalamazsın uşağum

Biter dostluk, biter sevgi saygılar
Herkes kendi yöntemini uygular
İnsanlık bu yoğun olur duygular
Bundan hali olamazsın uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

 

Uşağum 41. (Yerel) İçkiden felç olan bir gençin hikayesi (Yerel)

Ne bir mektup ne bir haber yolladun
Ne bileyim dertleruni, uşağum
Gelur diye yollarumi kolladun
Özledun mi peteruni uşağum

Hastaneye girdun haber vermedun
Sen bu işi önemli mi görmedun
Biliyurum sen boş yere girmedun
Dürdiler mi defteruni uşağum

Kıymetini bilemedun gençluğun
Gördun neler etti sana hiçluğun
Arayudun tükendi mi harçluğun
Karşulardum gideruni uşağum

Dinlemedun niçun terkettun beni
Yanumdayken zaten tükettun beni
Hasta düştum sanki yük ettun beni
Anlayurum kederuni uşağum

Sana derdum içki kumar öldürür
Onlar boştur insani mi güldürür
Yıktun bizi anan çile doldurur
Yaşayursun kaderuni üşağum

Dinlemezdun boynumuzi eğerdun
Delirmiştun hepumuzi söğerdun
Beni dinlemeyup bir da döğerdun
Şimdi anla hederuni uşağum

Mikdat der ki ağlar baba yüreği
Açıklamaz çünkü evin direği
Nasıhatler yokmuydu bir gereği
“Kendun seçtun lideruni uşağum”

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 42. (Yerel)

Bir kulak ver dinle beni uşağum
Bu gün bayram yarun matem olmasun
Tehlikeyi bu gün önle uşağum
Bu öğtüm yarun sitem olmasun

Habu bayram uyanmaya vesile
Faydalıdur hele habu nesile
Kulağun bana pür dikkat kesile
Eyi dinle sırra kadem.....olmasun

Cuma, bayram değil, nemaz beş olsun.
Belli etma ister cebun boş olsun.
Tavrun ciddi hareketun hoş olsun.
Kafam bozulsun da midem olmasun

İmanlı ol, tek Allah’a tap oğlum
Bir şey dersam haman oni kap oğlum
Beyüklerun deduğuni yap oğlum
Söz tutmayan beni adem olmasun

İnsanluğun mertebesi yücedur
O makamdan düşen hali nicedur
Ne beyükler gördüm hepsi cücedur
Araduğun, terfi, kıdem olmasun

Mikdat der ki düşün oğlum uyuma
Biraz uysun huyun benum huyuma
Uyan yavrum geldun benum boyuma
Kalbun açuk olsun hatem olmasun

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 43. (Yerel)

Kötü insana kendi kötülüğü yediyor
Bütün kötülükleri kul kendine ediyor
Yüce Allah kitapta edenler bulur diyor
Yakmaya çalışanlar, kendi yanar uşağum

Kötülük işleyerek kendine verme zarar
İyilik yap göle at bir gün işine yarar
Unuttuğun bir anda o seni gelir arar
Yaptığın iyilikler, sana döner uşağum

İnanma boş sözlere yalancıdan duyarsan
Leyhine olur senin önce kılı kırk yarsan
Sonra pişman olursun yalanlara uyarsan
Yalancıların mumu elbet söner uşağum

Hayrı tavsiye eyle hiç kimseye dayatma
Emaneti iade eyle üstüne yatma
Bu sözler çok önemli sakın yabana atma
Bunlar sana ışıktır, elde fener uşağum

Sana en büyük zillet, ele yalvarıyorsan
Muhtaç olduğun halde yanına varıyorsan
Belki de bulamazsın insanlık arıyorsan
Yalnız Allah’tan iste, budur hüner uşağum
Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 44. (Yalan dünya Yerel)

Bu fesat zamanda, dünya yüzinde
Hayatta ölümi tattum uşağum
Fitne kıskaçında, zulmün közinde
Beyaz bir havluyi attum uşağum

Kattum günlerumi önüme benum
Gideyurum mechul yönüme benum
Dönüp da bakarum dünüme benum
Hepsini tarihe sattum uşağum

Cefalı ömrümde sefa sürmeden
Çalıştum durmadan ara vermeden
Rahata ermeden, bir gün görmeden
Nice belalara çattum uşağum

Belasuz başumı dertlere saldum
Ne refaha erdum, ne murat aldum
Uyaran olmadi, gaflete daldum
Yatakta ayakta yattum uşağum

Malihülya edup kafamı yordum
Dünyanun dışında bir dünya kurdum
Günah çukurinda eşindum durdum
Boğazuma kadar battum uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 45. (Ana babadan mektup Yerel)

Selam ile başladum, gözlerunden öperum
Ne kadar özleyurum bilurmisun uşağum
Uzun zamandur senden olmadi bir haberum
Acaba bu mektubi alurmisun uşağum

Ana baba oturup yollaruni gözleduk
Bizi terkettun diye oturup da sızladuk
Hem seni hem gelini torinlari özleduk
Gelup da bizum ile kalurmisun uşağum

Bu ahir ömrümüzde muradumuza ersek
Gelsenuz çoluk çecük sizi bir daha görsek
Dünya göziyle görüp bu cani öyle versek
Bir kaç ay bizde kalsan elürmisun uşağum

Ne oldi bilmeyuruk dertlere mi bulaştun
Seyahati seversun hep dünyayi dolaştun
Vaktum yok dema bize her tarafa ulaştun
Bizi da ziyarete gelurmisun uşağum

Göz yaşina bulayup mektubi atayuruk
Ömür bitmek üzere dünyayi satayuruk
Bizi merak edersen hastayuk yatayuruk
Bidaha ki seneye bulurmisun uşağum

Bura baba ocağun elbet bir gün gelursun
Evde kimse yok ise mezarluği bilursun
Bilemeyiz o zaman, ne durumda olursun
Yaptuklaruna pişman olurmisun şağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşaktan Ana babaya Cevap (Uşağum 45.)

Geçinup gideyurum ne varluk ne dardayum
Yaşla geçen günleri, yaşuma ekleyurum
Aynı geldiğim gibi, ne zarar ne kârdayum
Hala bu memlekette boşina beklieyurum

Bırakup döneceğum kimse gelmez peşume
Memleketi özlerum, her an girer düşume
Dinlemedum sizleri pişmanum gidişume
Çoluk çecuk yarı aç burda sinekleyurum

Her sabah evumuzde bir furtuna kopayu
Çecukler istasyonda boyaciluk yapayu
Anaları komşidan ne gelurse kapayu
Ben hammalciluk yapup kirayi denkleyurum

Kuri ekmek, soğani çok özledum aş diye
Odunum, kemurum yok, düşunurum kış diye
Belki bulabilurum, gazeteten iş diye
Elumde bir mercekle bir bir didikleyurum

İntihar edecektum, günahmış ne bileyim
Düşündum, çecukler var, ölsem nasil öleyim
Köyliden utanurum ne yüz ile geleyim
Bu çektuğum kederi, kadere yükleyurum

Süsli püsli gelenler, köyde uyutti bizi
Bi gelduk İstanbula, aniden yutti bizi
Sanki biri arkadan el atup tutti bizi
Bir adım atamadum, hala emekleyurum

Habu fakirluğile seyahat mi ederum
Müsait değil buna benum gelir-giderum
Ne gezup dolaşurum ne bir yere giderum
Nefesum kesiluyor yokuşte dikleyurum

Size bu yazduğumi kimseye anmayunuz
Dertlerunuz yeteyu bana da yanmayunuz
Bana sitem ederek, kötidur sanmayunuz
Elunuzden öperum, dualar bekleyurum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 46. (eskílerden bir kesit Yerel)

Kupkuri ekmeği, bulsayduk eğer
Sarup da giderduk dağa uşağum
Tuzli kokmiş peynir en beyük değer
Dürup da giderduk bağa uşağum

Çalişup dururduk vermeden mola
Kahvaltı yapmazduk girmeden yola
Açluktan gözümüz kayardi sola
Sorup da giderduk sağa uşağum

Şimdi bir eksuğun var midur soyle
Görmedun fakirluk çok şükür eyle
O zaman oyleydi, bu zaman boyle
Durup da giderduk çağa uşağum

Mısırumuz azdi kime yeterdi
Komşilar eyiydi yardım ederdi
Kışun ortasinda odun biterdi
Varup da giderduk çığa uşağum

Unutarak sabrun yararlarini
Alarak beyukler kararlarını
Gurbet çekti bizi zararlarini
Görup da giderduk çoğa uşağum

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 47. (Yerel)

Çok ses olan yerde sen sakin dolaş
Kenduni vakarli taşi uşağum
Hoşgörülü ol ki herkese ulaş
Budur sukünetin başi uşağum

Hem dostun lazımdur hem düşmanunda
Bunlar bulunmali senun yanunda
Eğer sabretmezsen gazap anında
Göz çıkar yaparken kaşı uşağum

Kafani bozani affet, unutma
Bir kez yanılmışsan bir daha yutma
Kafani çaliştur sakın kin tutma
Eluni ver uzat beşi uşağum

Kimsenun malinda olmasun gözün
Şeffaf ol, açık ol görünsün yüzün
Samimi ol, acı olsa da sözün
Merdun birdur içi dışı uşağum

Aptal cahil deme herkesi dinle
Tepeden bakmayı nefsune önle
Barış çevren ile barış kendinle
Olma hiç kimseye şaşi uşağum

Zayıflara zulüm ne de cefa et
Yarenleri hoş tut ahde vefa et
Güzel niyetlerun varsa ifa et
Bırak hayal ile düşi uşağum

İlim tahsil edup gelişur isen
Cahilluği yenup alişur isen
Becerduğun işte çalışur isen
Severek yaparsun işi uşağum

16-12 2006
Gorınchem-Hollanda

Mikdat Bal

 

 

 

Uşağum 48. (vasiyet Yerel)

Bu gün yarun aranuzdan çıkarum
Eyi dinle bak ne derum uşağum
Ölüm haktur ben yoluma bakarum
Sen kalursun ben giderum uşağum

Merak etma senda bir gün gelursun
Kurtuluş yok vaden dolar ölürsun
Her can tadar buni sen da bilursun
Bu hususta yok kederum uşağum

Herkes gibi yazılmıştur fermanın
Bundan sonra olmaz benum harmanum
Son yaklaştı kalmadı hiç dermanım
Geçen yıldan çok beterum uşağum

Bu dünyada hiç kalmadi durasum
Artuk geldi Yaradan’a varasum
Sana helâl benum bütün mîrâsum
Hesapları ben öderum uşağum

Dünya içun çektum bunca zahmeti
Sizun içun katlandum bu töhmeti
Çok geniştur Yaradan’un rahmeti
O olmazsa ne ederum uşağum

Haydi yavrum her şey sana emanet
Allah içun verdum sen da devam et
Etmeyesun sakın bana ihanet
Tükenurum hem biterum uşağum